
Antalya Havalimanı’ndan şehre ve sahil boyunca sıralanan tatil beldelerine sabit fiyatlı özel transfer; vardığınızda görülecek yerler ve şehirde nasıl dolaşacağınız da bu rehberde.
Türk Rivierası’ndaki tatillerin çoğu Antalya’da başlar. Havalimanı şehrin doğu kenarındadır ve sahil buradan iki yöne uzanır: güneybatıda Konyaaltı’nı geçip Kemer’e ve Likya kıyılarına, doğuda ise Lara, Belek ve Side üzerinden Alanya’ya. Ziyaretçilerin neredeyse tamamı buraya iner ve doğrudan otele yönelir; bu da havalimanı transferini, yolculuğun uçmadan önce netleştirmeye değer tek parçası yapar.
Şehrin kendisi, otoyoldan atılan bir bakıştan fazlasını hak ediyor. Eski şehir Kaleiçi, Roma döneminden kalma bir limanın çevresine kurulmuştur; Konyaaltı Plajı Beydağları’nın eteğinde batıya doğru uzanır, Düden Çayı ise Lara’nın ucunda doğrudan denize dökülür. Şehrin doğusunda Türkiye’nin en güzel ören yerlerinden ikisi, Perge ve Aspendos bulunur; ikisi de yarım günlük bir gezi için yeterince yakındır.

Eski şehir, şehir merkezi
Kaleiçi, adından da anlaşılacağı gibi “kalenin içi”dir: at nalı biçimindeki eski surlarla çevrili bu bölge Antalya’nın ilk çekirdeğidir. Kırmızı kiremit çatılı yaklaşık 3.000 geleneksel ev, bugün yatların ve gezi teknelerinin bağlandığı bir marina olan eski limana inen dar sokakları sıralar. İçeri, şehri MS 130’da ziyaret eden imparator adına MS 150 civarında yapılan üç kemerli mermer kapıdan, Hadrian Kapısı’ndan (Üç Kapılar) girin; zemindeki şeffaf paneller, arabaların döşeme taşlarında açtığı olukları gösterir. Surların içinde Yivli Minare’yi, Hıdırlık Kulesi’ni ve Kesik Minare’yi arayın.

Şehrin batı yakası
Şehrin ana plajı, Antalya’nın batı yakası boyunca yaklaşık 13 km uzanır; arkasında Beydağları yükselir. Kıyı çoğunlukla ince çakıllıdır, yer yer kumlu bölümler de vardır. Mavi Bayraklı plajın gerisinde kafelerin, ücretsiz soyunma kabinlerinin ve duşların bulunduğu uzun bir park yer alır. Plajda cankurtaranlar görev yapar ve bir bölümünde engelli ziyaretçiler için uyarlanmış olanaklar bulunur.

Lara, merkezin doğusu
Düden Çayı Akdeniz’e görkemli bir biçimde kavuşur: Aşağı Düden Şelalesi’nde falezlerden yaklaşık 40 metre yükseklikten doğrudan denize dökülür. Falezin üstündeki Düden Parkı günün her saati açıktır ve giriş ücretsizdir. İç kesimdeki Yukarı Düden Şelalesi ise çevresi çitle kapalı, girişi ücretli ayrı bir parktır; burada çay, yeşilliklerle çevrili bir havuza dökülür.

Aksu, merkezin 15 km doğusu
Perge, MS 1. ve 3. yüzyıllar arasında Roma yönetiminde parladı ve Anadolu’nun en güzel kentlerinden biri oldu. İçeri, Helenistik kapının kulelerinin yanından geçerek girersiniz ve ortasından bir su kanalı akan sütunlu ana caddeyi izlersiniz; bu kanal bir zamanlar kademeli bir dizi havuzu beslerdi. Alanda ayrıca bir Roma tiyatrosu, bir stadyum ve hamamlar bulunur; Perge, konik kesitler üzerine çalışmalarıyla tanınan matematikçi Apollonius’un doğduğu yerdir.

Serik yakınları, merkezin 40 km doğusu
Aspendos, antik çağın en iyi korunmuş tiyatrosuna sahiptir. MS 155 yılında kentin kendi mimarı Zenon tarafından inşa edilen tiyatronun genişliği 96 metredir, yaklaşık 7.000 kişi alır ve sahne duvarı hâlâ eksiksiz ayaktadır. Tiyatro yalnızca bir kalıntı değildir: 1994’ten bu yana Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelenen Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali’ne her yıl ev sahipliği yapar.
Fiyatlar bu havalimanının en düşük yayınlanmış tarifesinden başlar; varış noktasına ve araç sınıfına göre değişir. Alıştan 24 saat öncesine kadar iptal edildiğinde %90 iade edilir.
Fotoğraf hakları REHBER0770 (CC BY-SA 4.0) · Bernard Gagnon (CC BY-SA 3.0) · Esginmurat (CC BY-SA 4.0) · Bestalex (CC BY-SA 4.0) · Saffron Blaze (CC BY-SA 3.0) · Saffron Blaze (CC BY-SA 3.0)